sabah sabah gözlükcüme gittim bugün. yamulan gözlüğü tamir etmelerini istedim. tamam dediler 15 dakikaya kadar tamir edebileceklerini söylediler. bekledim ve aldım sağlam gözlüğümü. hayatı net görmeyeli 2 hafta olmuştu
. artık uzak yakın farketmiyor ikiyi dört görmüyorum
.
gerçekten insan bazen kaybetmeden anlamıyor. gözlerimin kıymetini bugün daha iyi anladım. hayatı bulanık görmek ne kadar iğrenç bişey. özellikle miyoplar beni daha iyi anlıyor olmalılar. beş metre ilerimi görüyorum ama bulanık sanki photoshopda üzerine blur efekti uygulanmış gibi etrafım
neyseki artık gözlüğüm var ve etraf oldukça net. yaşasın! ızıcık param olsun çizdirecem gözlerimi(lazer tedavi
)
bildiğiniz gibi BÖ!2009 da oylama sürecinin tamamlanmasına 10 gün kaldı. bugüne kadar nerdeyse bütün yarışmacı blog yazarları "oyunuzu bana verin" gibisinden kendi okurlarının oylarını kazanmak istediler. bunuda bloglarında süslenmiş yazılarla dile getirdiler.. iyide yaptılar. ee yarışmaya katılmak kolay, önemli olan kazanmak.. yoksa yarışmışsın kimin umrunda ki birşeyleri kazanamadıktan sonra.. öyleki kazananlar anılacak sonuçta.. bende "yarışmacı ya kazanır ya kazanamaz ama yarışmacı olmayan asla kazanamaz" felsefesine inandığım için bu yarışmaya katılma kararı almıştım.. yoksa öle en iyisi benim, benden iyisi yok gibi ukala bir iddaam yoktur.. elbette kazanmak isterim.. fakat kazanmak marketten ekmek almak kadar kolay değil. öyleki böyle bir oylama sürecinde bu dahada zor bence.. oy vermek isteyen vatandaş önce üye olmak zorunda. daha sonra blogun hangi kategoride olduğunu bilmek zorunda.. sonrada onlarca blog arasından oy vermek istediği bloğu bulup oy ver demesi gerek.. zaman zaman çıkan sunucu sorunlarıda cabası 
2008 blog ödüllerinde yarışan yarışmacılar aslında yeni yarışmacılara karşı bir adım önde başladılar. niye? çünki geçen sene bir çok arkadaşını sisteme üye etmişlerdi bu sene o arkadaşlarına sadece "oy verirmisin" demek kalıyordu
sonra 2008 de okurlarına tanıtmışlardı bu yarışmanın varlığını ve çalışma sistemini.. çünkü oy toplamaları gerekiyordu. bunun içinde okurlarını en iyi şekilde bilinçlendirmişlerdi.. bunların olması gerekiyordu zaten.. burada bir sorun yok.. yanlız acizane benim düşüncem: bir önceki sene yarışmaya katılan yarışmacıların bir sonraki sene yarışmaya dahil edilmemesi gerektiği. böylece yeni popüler bloglar göz önüne çıkacak ve blog dünyası yeni favoriler edinecekti. Devamını oku »
2 hafta önce kırılan gözlüğümü yeni cam takması için dün gözlükcüme vermiştim. bugün gittim gözlüğümü almaya baktım gözlük sağlam bişisi yok eve geldim gözlüğü başından çıkarıcam küt yamuldu gözlük
allah tan kırılmadı yani.. sağolsunlar gözlüğün orta kısmındaki materyalleri gözlük camına tutturmak için deldikleri cama iyi yapıştıramamışlar.. o değil gözlüğün böyle olması değil gözlükcümün işyerime uzak ve bir o kadar engelli koşu bandını geçmek zorunda olmam çok canımı sıkıyor.. başa gelen çekilir yapacak bişey yok tabi 
bi kaç gündür üzerimde kötü bi şans aldı başını gidiyor ama bakalım sonu nereye gidecek..
diğer bir taraftan hala açık öğrt. sınavlarımın sonuçlarını beklemekteyim.
bu arada yakın bir zamanda Bloğumdaki düzen ve yerleşime ilişkin radikal değişikliklere gitmeyi düşünüyorum 
bir yıl daha geçti hayatımdan... koskocaman 365 gün geçti gitti.. bazı şeyleri kaybedince daha iyi anlıyor insan..
kaybettiğim 20 yılın değerini şimdi daha iyi anlıyorum..
boş geçirdiğim saatler dakikalar hatta saniyeleri bile arıyorum bazen...
bunun yanında dolu geçirdiğim saatler, dakikalar mutlu ediyor beni...
ne kadarda hızlı gelişiyor herşey...
teknolojiyi içimizde yaşıyorcasına hızlı yaşıyoruz hayatı...
bazen çocukluğum geliyor aklıma.. yaramazlıklarım geliyor.. gözlerim doluyor...
meğer en mutlu günlerimmiş o günler..
su gibi aktı, akıyor hayatım...
uçurtma uçurtmayı özledim...
topraktan ev yapmasını özledim...
kağıttan uçaklar yapıp fırlatmayı özledim...
yakartop oynamayı özledim...
dondurucu soğuklara karşı yaptığımız kartopu savaşlarını özledim...
misket oynamayı özledim..
evet.. ben çocukluğumu özledim.. gözümü açıp kapayıncaya kadar geçen o çocukluk yıllarımı özledim.. dünyadan habersiz, dertsiz, tasasız çocukluğumu özledim...
Neyse bunları geçtik. gelelim bugünkü dolu dolu geçirdiğim saatlere 
Bugün çok farklı bir gündü benim için. ilk olarak saatler 00:00'ı gösterir göstermez gelen mesajlar beni çok mutlu etti
mesaj gönderen bütün arkadaşlarıma burdanda teşekkür ediyorum
. bunun yanısıra eski arkadaşım ve ekip arkadaşlarımın hazırladığı parti vardı. özellikle ajansımızda çok kreatif düşünen arkadaşlarımız olduğundan hediyelerde çok kreatifti yani
kısaca süper bir gündü
şimdi sizlere bana verilen en kreatif hediyeyi hikayesiyle birlikte sunuyorum
Devamını oku »
parlak bir yazı dizisi geldi aklıma: farkında olmak. yaşarken sizinle beraber olan, nisbeten size bağlı olan olaylar dizisi.. veya global da düşünebiliriz bu diziyi, nasıl yorumlarsanız artık.. aklıma ne gelirse yazarım global yada kişisel umrumda değil.
Misal;
- günün 10 saati iş yerinde olmak üzere yaklaşık 15 saatimi bilgisayar başında geçirdiğimin
- ekran başında sağa sola yamulup elastik bir kıvama geldiğimin
- aslında herkesin tek bir amacı olduğunun
- ev ve işyerim arasındaki 40 dakikalık yolu müzik dinlemeden geçiremediğimin
- Bloğumun eksik sayfalarını(dosyalar,hakkımda vs.) hazırlamam gerektiğinin
Farkındayım!