Baktımda son yazımdan sonra aradan neredeyse 3 ay geçmiş. böyle blog yazılmaz "berat" dedim içimden kendi kendime... Blog yazanlar bilir; makale yazmasıda o kadar kolay bir iş değil. öyleki zaman isteyen fazlasıyla emek isteyen bir durum söz konusu. hele birde benim gibi yazı yazacak konu bulmakta zorlanıyorsanız sizin için blog yazmak işkenceye dönüşür...
Az çok anlamışsınızdır bu süre zarfı içinde neden yaz-a-madığımı(!)
Yaklaşık 1 haftadır blogdaki iyileştirmeler üzerinde çalışıyordum:
Arkadaşım Sırrı'nın izni ile kendi blog'unda kullandığı tasarımı biraz düzenleme yaparak kendim kullanmaya karar verdim. Beni yeni tasarım çizip üzerinde baya bir zaman harcayacağım işten kurtarıp bana zaman kazandırdığı için Sırrı'ya teşekkür ederim.
Peki blog üzerinde başka ne gibi düzenlemeler yaptım?
Seo üzerine iyileştirmeler yaptım. Anahtar kelimeleri değiştirdim. Site haritamı güncelledim ve bu konu üzerine küçük ama etkili düzenlemeler yaptım.
Alexa da değerimi yükseltmek için Alexa rank eklentisini sol tarafa yerleştirdim. Devamını oku »
Ankara Blog yazarlarının toplantılarını, buluşmalarını gördükçe çocukluk arkadaşım Sırrı'ya sorardım biz ne zaman böyle bir buluşma yapacağız diye
Tabi Ankara'ya nazaran Konya da bulunup aktif blog yazanların sayısı çok azdır. dolayısıyle Konya da böyle bir organizasyon yapmak daha zordur. Ama bu yaptığımız ilk buluşmadan sonra Konya da blog yazanların sayısının artacağını düşünüyorum.
dün bu saatlerde Burada temelleri atılan Konya 1. FriendFeed Buluşmamızı gerçekleştirmiş olduk! Devamını oku »
bir yıl daha geçti hayatımdan... koskocaman 365 gün geçti gitti.. bazı şeyleri kaybedince daha iyi anlıyor insan..
kaybettiğim 20 yılın değerini şimdi daha iyi anlıyorum..
boş geçirdiğim saatler dakikalar hatta saniyeleri bile arıyorum bazen...
bunun yanında dolu geçirdiğim saatler, dakikalar mutlu ediyor beni...
ne kadarda hızlı gelişiyor herşey...
teknolojiyi içimizde yaşıyorcasına hızlı yaşıyoruz hayatı...
bazen çocukluğum geliyor aklıma.. yaramazlıklarım geliyor.. gözlerim doluyor...
meğer en mutlu günlerimmiş o günler..
su gibi aktı, akıyor hayatım...
uçurtma uçurtmayı özledim...
topraktan ev yapmasını özledim...
kağıttan uçaklar yapıp fırlatmayı özledim...
yakartop oynamayı özledim...
dondurucu soğuklara karşı yaptığımız kartopu savaşlarını özledim...
misket oynamayı özledim..
evet.. ben çocukluğumu özledim.. gözümü açıp kapayıncaya kadar geçen o çocukluk yıllarımı özledim.. dünyadan habersiz, dertsiz, tasasız çocukluğumu özledim...
Neyse bunları geçtik. gelelim bugünkü dolu dolu geçirdiğim saatlere 
Bugün çok farklı bir gündü benim için. ilk olarak saatler 00:00'ı gösterir göstermez gelen mesajlar beni çok mutlu etti
mesaj gönderen bütün arkadaşlarıma burdanda teşekkür ediyorum
. bunun yanısıra eski arkadaşım ve ekip arkadaşlarımın hazırladığı parti vardı. özellikle ajansımızda çok kreatif düşünen arkadaşlarımız olduğundan hediyelerde çok kreatifti yani
kısaca süper bir gündü
şimdi sizlere bana verilen en kreatif hediyeyi hikayesiyle birlikte sunuyorum
Devamını oku »
Geçen günün gecesinden kalan ağırlıkla bu sabah 11:00 de uyanabildim... Tabi doğaya aykırı şahsiyetler hariç herkesin yaptığı gibi bende elimi yüzümü yıkadım. Aynada kendime bakdım ki ne göreyim sakallarım yine uzamış
ama dedim ki biraz daha uzasın öle kesiyim nasıl olsa evdeyim.
Sonra hemen kaptım pilkisayarımı tabi
artık alışkanlık oldu bu bende. Elini yüzünü yıka otur bilgisayarın başına
. Artık ailem kızmıyor bilgisayar başında geçirdiğim saatlere niye çünkü ders çalışıyorum
. Benim ders çalışma sanatım kuşkusuz çoğu öğrenciden farklı... Devamını oku »